varlığın dönüşümü

Mekanlar davranışlarının, düşünce akışlarının ve alışkanlıklarının üreticileridirler. Mekan bedene, beden bedenlere gebedir. Onların içinden geçerken ya da orada öylece dururken mekanlar belirsizleşirler, tıpkı bir hayalet gibi bedeninin içinden geçerken tekrar tekrar gebe kalırlar, hiç durmadan yer değiştirir, birleşir ve dağılırlar. Kendilerini oluşturan her bir parça bir diğeri üzerinde güç sahibidir. Birbirimizi içimizde taşırız. Varlığın dönüşümü hiç bitmeyen bir şiir gibi kulaklarımızda yankılanır. Konuşmadığımız sürece birbirimizi biliriz.

Continue reading

savaşın ilk kurbanları

kitle iletişim araçlarının içinde yaşayan insanlar savaşın ilk
kurbanlarıdır. onlar ölmeden ölmüşlerdir. onlar ölmekte olan bir
insanın kanlar içindeki portresine bakıp, ertesi gün unutanlardır. hiç
durmadan “şu anda”, “anında” değişen gündem tarafından felç edilen bir
beynin hezeyanıdır bu. sosyal medyanın devrimci sıra neferleri retina
işgali sırasında şehit olmuşlardır. onların ak salyaları hala
klavyelerimizde.

bizi bu hale getiren ölümüne sahiplendiğimiz kültürdür.